Güller ve inci

Güller ve inci
Kader Yılmaz yazdı; Güller ve inci

Gül bahçesinde
Güller içinde
Bülbüller uçarken
Oturmuş gergefine işliyordu
Gülleri bülbülleri
Genç bir kız
Yaşı onaltı
Vardı hayalleri
Küçük bir ev
Bahçesinde çiçekler
En çok güller
Kapısında hanımeli olan
Vardı hayallerinde bir bisiklet
Kırmızı renkli
Bütün dünyayı dolaşmak hayali
Sorsan dünyası yaşadığı kasabadan ibaret
Sarıydı saçları
Sanki ipek
Sırma ipek
Tuttu bir tel kopardı
Saçının bir telinden
Gergefine güneş işledi ondan
İşlerken kız gergefine güneşi
Bir rüzgar esti
Bir gazete parçasını
Getirdi ayaklarına bıraktı kızın
Vardı orada bir resim
Süslenmiş bir kadın
Bol makyajlı
Boynunda sıra halinde inci kolye
Kolyeye takıldı kızın gözü
Hiç görmemişti bu kadar güzelini
Benim.olsa dedi içinden
Ne yakışır bana
Guzel olurum ben de
Vardı bir yavuklusu askerde
O düştü aklına birden
Güldü utandı
Sarı sırma saçı
Takılıydı iğnede
İğne battı hayal kurarken parmağına
Parmağından döküldü kan
Kan düştü gergefin üzerine
Bülbülün kanadına
Bir rüzgar esti
Evin kapısı açıldı
Kapıda belirdi babası
Babası büyüdü kızın gözünde
Büyüdü
Büyüdü
Kapıyı geçti boyu
Kasabaya vardı gölgesi babasının
Vardı babasının parmakları arasında
Annesinin siyah  sırma saçı
Tel tel bir yumak
Ve annesinin ağlayan sesi
Kapıda yankılandı
Bütün kasabayı dolaştı sonra
Annesi göründü kapıda
Burnunda vardı iki damla kan
Küçüldü annesi kızın gözünde
Küçüldü
Gergef iğnesinin deliğine girdi
Anne ağladı kız ağladı
Ve burnundan akan iki damla kan
Gergefin üzerine düştü
Annesinin kanı karıştı kızın kanına
Gözyaşları
Bir oldu aktı gergefinden
Kız aldı annesinin saçlarını
Gergefine işledi siyah bir kafes
Ve içine koydu annesinin
gözyaşlarını
Biliyordu o yaşlar gerçekti
Gerçek inciden...