68 gençlik hareketinin ve işçi hareketinin önderleri Sosyalist Cumhuriyet Partisi’ni kurdular

68 gençlik hareketinin ve işçi hareketinin önderleri Sosyalist Cumhuriyet Partisi’ni kurdular
Yaklaşık bir yıldır örgütlenme çalışmalarını sürdüren Milli Demokratik Devrim Hareketi (MDD), 3- 4 -5 Aralık 2021 günleri Körler Federasyonu’nun Ankara’daki Konferans salonunda yaptığı toplantı ile parti kuruluşu gerçekleştirdi. Önemli kısmını Vatan Partisi’nden ayrılanların oluşturduğu parti kurucuları arasında, 68 gençlik hareketinin önderleri, işçi ve memur mücadelesine önderlik etmiş kişiler, medya dünyasının tanınmış simaları, sanatçılar, kadınlar ve gençler vardı.

68 KUŞAĞININ ÖNDERLERİ

68 gençlik hareketinin önderleri olarak, Mahir Çayan’ın yakın arkadaşı ve THKP-C hareketinin liderlerinden Kamil Dede, 68 Hareketinde en uzun süre hapis yatmış devrimci olarak bilinen Hikmet Çiçek,  Doğu Perinçek’in yönettiği Aydınlık hareketinin liderlerinden Mehmet Bedri Gültekin, Osman Aydın Şahin, Ömer Şahin, dikkat çeken isimlerdi.

Mehmet Bedri Gültekin ayrıca, Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve Vatan Partisi’nde, genel başkan yardımcılıkları, genel sekreterlik ve genel başkan vekilliği gibi önemli görevlerde de bulunmuştu.

80 yaşını aşan ömrünün yaklaşık 60 yılını devrimci mücadelede geçiren Ali Çam ağabey de kurucular arasındaydı.

İŞÇİ HAREKETİNİN ÖNDERLERİ

Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin kurucuları arasında Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve Vatan Partisi’nde Merkez Karar Kurulu üyeliği ve İşçi-Sendika Bürosu yöneticiliği, Aydınlık Gazetesinde Emek sayfasının köşe yazarlığı yapmış olan Mehmet Akkaya, Tekgıda-İş Eğitim Müdürü ve Aydınlık Gazetesi’nde Emek sayfası sorumlusu ve köşe yazarı Esin Ergenç, GMİS Basın Yayın Müdürü Ahmet Akgün, 89 Baharındaki işçi hareketinin önderlerinden Hıdır Hokka, Gürbüz Çuhadar, Haydar Ali Keskin, Nurhayat Poyraz yine ilk göze çarpanlardı.

 Memurların sendikalaşma mücadelesinin önderlerinden Hasan Bulut, Hüseyin Kadri Gültekin, Hasan Toprak ve daha çok sayıda kişiyi de saymak lazım.

SANATÇILAR, AYDINLAR

Medya dünyasının tanınmış haber spikerlerinden, TRT’nin o saygın döneminin önemli simalarından Gülgün Feyman Budak da parti kurucuları arasındaydı.

Yayıncı İsmet Arslan, deriye hayat veren sanatçı Mehmet Akif Şenoğlu, müzisyenler Fatih Veli Ölmez ve Ata Yıkar da kurucular arasındaydı.

TİKP, SOSYALİST CUMHURİYET PARTİSİ’NE KATILDI

Vatan Partisi’nin önceki adı olan İşçi Partisi döneminde Köylü Bürosu Başkanlığı yaparken 2010 yılında partiden ayrılarak arkadaşları ile Türkiye İşçi Köylü Partisi’ni (TİKP)  kuran İsmail Durna da Sosyalist Cumhuriyet Partisi Kurucuları arasındaydı.

Durna’nın Genel Başkanı olduğu TİKP delegeleri, Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin kuruluşu arifesinde olağanüstü kongre yaparak partiyi kapatma ve bütün üyelerle Sosyalist Cumhuriyet Partisi’ne katılma kararı aldılar.

İsmail Durna, yeni kurulan Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nde Başkanlık Kurulu Üyesi olarak görev aldı.

ALTI AYDA ÖRGÜTLENME BARAJINI AŞMA HEDEFİ

Kongre’de oy verenlerin tamamının oylarını alarak Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin Genel Başkanlığına seçilen Mehmet Bedri Gültekin, kongrenin kapanış konuşmasında şunları söylüyordu;

“Sosyalist Cumhuriyet Partimizin üç gündür sürmekte olan kuruluş çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz. Son derece verimli toplantılar gerçekleştirdik. Programımızı, tüzüğümüzü konuştuk, tartıştık ve son şeklini verdik. Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek bir programın ortaya çıkmasını sağladık. Bu programın ortaya çıkmasında tüm arkadaşlarımızın büyük katkıları oldu, hepsine teşekkür ediyorum.

Şimdi asıl işimiz bundan sonra başlıyor. Yaklaşık 10 ay önce yola çıktık ve bu süreçte büyük yol kat ettik. Aldığımız mesafe küçümsenmeyecek ölçüdedir. Yeni bir siyasi hareketin 10 ay içerisinde, 60 kadar ilde örgütlenmesi veya örgütlenecek ilişkileri ortaya çıkarması, 40 kadar ilde de gruplar şeklinde örgütlenmeyi gerçekleştirmesi bir başarıdır.

Elbette bu başarı, bir ihtiyacı, bir boşluğu da göstermektedir. Ayrıldığımız siyasi oluşum, Türkiye siyasetinde çok önemli bir köşe tutuyordu. Ama bildiğiniz gibi intihar etti ve o köşe boşaldı. Doğa boşluk kabul etmez biliyorsunuz, arkadaşlarımız hızla toplandı ve bugüne geldik.

Şimdi hızla parti örgütlerimizi kurmaya başlıyoruz. Kamuoyuna, Türkiye’nin dört bir yanında parti örgütlerimizin peş peşe kurulduğunun haberlerini vermeliyiz. Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin kuruluşunu merakla bekleyen çok çeşitli çevrelerden insanların olduğunu biliyoruz. Örgütlenmemizi hızla tamamlamamız ve 2022 ile birlikte, büyük bir siyasi faaliyetle kamuoyunun önüne çıkmalı, geniş kitlelerle bir araya gelmeliyiz.

“İnsanlar dolar bugün hangi seviyeye çıkacak” diye güne başlıyor. Bundan 20 sene önce buna ilişkin çözümü söylemiştik. Bugün çok daha büyük bir krizle karşı karşıyayız. Sosyalist Cumhuriyet Partisi benzeri bir kampanya ile halkın önüne çıkarak sorunun çözümünü geniş kitlelere anlatacaktır.

Ekonomik kriz, mülteci sorunu ve terör sorunu, Şam’la ilişkiler noktasına gelmiş düğümlenmiştir. Bugün Ankara bir adım atsa, Şam’la el sıkışsa, bugün 8-9 milyonla ifade edilen mültecilerin önemli bir kısmının vatanlarına dönmesini sağlayacak.

Şam’la el sıkışmak, Fırat’ın doğusunda Amerika’nın PKK’ya kurdurmakta olduğu kukla devletin sonu demektir.

Şam’la el sıkışmak, 40 yıldır uğraşmakta olduğumuz terör sorununun kökten halledilmesi demektir.

Şam’la el sıkışmak, ekonomik krizin büyük ölçüde çözümü demektir. Türkiye’nin İran, Irak, Suriye başta olmak üzere bütün komşuları ile ilişkileri daha iyi bir noktaya gelmiş olacak ve ekonomik ilişkileri gelişecektir. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarına daha rahat ulaşımı anlamına da gelecektir. İşte size Türkiye’deki ekonomik krize çözüm.

Öte yandan mülteci sorununu “mülteciler Türkiye’den sınır dışı edilsin” diyenler çözemez, ama biz,  Şam’la el sıkışmayı sağlayacak doğru ve etkili bir kampanya ile çözeceğiz bu sorunu.

Sosyalist Cumhuriyet Partisini kuran kişiler, siyasetin acemisi değiller. 10 yıllardır devrimci mücadelenin içinden gelmiş kadrolardır. Tecrübeli, yönetmesini bilen, halkla ilişkiler kurmada usta, çok önemli bir kadro birikimi ile yola çıkıyoruz. Kesinlikle başarılı olacağız. Türkiye’nin devrimci bir seçeneğe ihtiyacı var ve seçeneğin adresi olmak için yola çıkıyoruz.

Sosyalist Cumhuriyet Partisi ülkemize, milletimize, emekçi sınıf ve tabakalara hayırlı olsun!

Yolumuz açık olsun!”

KURUCULAR NE DEDİ?

Parti kurucularından bazılarına mikrofon tuttuk, “Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin piyasadaki bir sürü partiden farkı ne olacak” diye sorduk. İşte aldığımız cevaplar;

İSMAİL DURNA: “Çok güzel bir kurultaydı. Beklentilerimizi aşan bir kurultay oldu. Türkiye toplumuna önderlik edecek bir birikimin yaratıldığı bir oluşum oldu. Türkiye İşçi Köylü Partisi olarak biz de MDD Hareketine katılma kararı almıştık. Biz de Sosyalist Cumhuriyet Partisinin kuruluşuna aktif olarak katıldık. Çok mutluyuz, Türkiye sosyalistlerinin birleştiği bir kongre oldu. Bu kongre ile birlikte Türkiye genelinde il ve ilçe örgütlerimizi kurmak için çalışmalara başlayacağız. Türkiye’deki tüm sosyalistleri vatan ve emek mücadelesine ve örgütlü mücadeleye destek vermeye davet ediyorum.”

 

HIDIR HOKKA: “Mücadelenin içinden gelen deneyim ve tecrübe yüklü arkadaşlar bir araya geldi. Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek politikaları üretmek için bir araya geldi. Türkiye halkı artık radikal çözümler arayışına girdi. Halk yere bakan, söylemekten korkan, çekinerek söyleyen değil, cesur, söylediğine inandıran ve kahramanca halkın önüne geçip önderlik eden parti arıyor. Tarımda, ekonomide sorunların çözümü radikal önlemler almaktan geçiyor. Biz, alanlarda, işyerlerinde, temsilciliklerde, Türkiye’nin çözümünü halkımıza anlatacağız. Sosyalist Cumhuriyet Partisi, sadece Türkiye halkına değil, mücadelenin kenarında kalmış sosyalist arkadaşlara da bir umut olacaktır.”

 

KAMİL DEDE: “Bir defa şunu çok net ifade edelim, bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Sosyalist Cumhuriyet Partisi kuruldu ve solda, siyasal hayatta bir boşluğu dolduracak. Kongreye katılan arkadaşların açıklamalarından, konuşmalarından, bakışlarından yeni bir şeyler yapma heyecanını görebiliyoruz. Tarihe bir not düştüğümüze inanıyoruz. Türkiye’de ki sol hareket içinde bir süredir bu boşluk vardı. Sosyalist Cumhuriyet Partisi önüne görev koyarak bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Türkiye’deki ulusal, devrimci, ilerici bütün kuvvetlerin birleştirilmesi konusunda önemli bir görev yapacak. İşçi sınıfının, emekçi halkın mücadelesini omuzlayacak. Emperyalizme karşı mücadele konusunda son derece kararlı olacak. Türkiye’yi bölmek ve parçalamak isteyen emperyalizme karşı halkımızı örgütleyerek kararlı bir mücadele yürüteceğiz.”

 

MEHMET AKKAYA: “Türkiye’nin emekçileri sahipsiz. Mevcutların içinde bu boşluğu doldurabilecek bir parti görünmüyor. Öte yandan işçi sınıfımız, tarihin en derin sorunlarını yaşıyor. Geçtiğimiz 40 yıl boyunca emekçiler, ellerindeki hakların gasp edilmesini yaşadılar sadece. Bugün de işçisi, işvereni, esnafı, köylüsü ile bütün milletimiz uçurumun kıyısında. Emperyalist Batı’nın arzularını emir sayan Hükümetlerin getirdiği yer burasıdır. Bu düzen bitti. Bu düzen sadece işçiyi değil, işvereni de uçurumdan aşağı atıyor. Gelinen yer burası. Durum bu boyuttayken, meseleye vakıf olan parti görünmüyor. İşçi sınıfına, emekçilere ve millete çare üreten görünmüyor. Millet de sahipsiz, işçi sınıfı da. Sosyalist Cumhuriyet Partisi sadece farkını göstermeyecek. Emekçilerimize de, milletimize de çare olacak. İddia budur. Buna yetecek birikim, fazlasıyla Sosyalist Cumhuriyet Partisi kadrolarında ve partinin yaklaşımında mevcuttur. Partinin kuruluş toplantılarında “geliyoruz” denmiştir.”

AV. ÖNDER KIRMIZITAŞ: “Dünya genelinde de, ülkemizde de sistem krize girdi. Ülkemizde derinden yaşanmaya başlanan krizi iktidarın çözecek bir programı görünmüyor. Muhalefet partilerinin de projeleri ve programları yok. Sosyalist Cumhuriyet Partisinin somut çözüm önerileri ile ortaya çıkmış olması heyecan vericidir. Bu sürecin içinde yer almak büyük bir gurur. Ülkemiz adına da umutluyuz. Üç günlük bir kongre süreci yaşadık. Türkiye’nin önündeki sorunlara nasıl çözüm üretilebileceği tartışıldı. İnsanlığın sorunlarının çözümünün sosyalizmden geçtiği atık daha net görülebiliyor. Türkiye açısından Kemalizm’in kazanımlarına sahip çıkmak ve onları bir adım ileriye götürmek, Mustafa Kemal’in hedeflerine ilerlemek ve bir üst noktaya çıkarmak için neler yapılacağı tartışıldı. Türkiye’de ki aydınlara, demokratlara, ilericilere, yurtseverlere, devrimcilere, emekçilere mücadeleye katkı sunmaları için çağrı yapıyoruz.”   

YUSUF ÇELİK-MERSİN: “Üç günden bu yana 105 maddelik program ve 38 maddelik tüzük tartışmalarında ortaya konulan fikirlerden burada ciddi bir kadro birikimi olduğunu gördüm. Ayrıca insanlarda bir heyecan ve neşe görünüyor. Bu da bir arada bir şeyler yapıyor olmanın heyecanı. Kadınları ve gençleri gördüm, onların mücadeleye omuz vermeleri ayrıca mutluluk verici. Bu parti Türkiye’nin geleceğinin partisi, tüm vatandaşlarımızı Sosyalist Cumhuriyet Partisine destek vermeye çağırıyoruz.

ALEV AKSU / ZONGULDAK: “Bugün tarihi bir güne şahitlik yaptık. Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin kuruluşunu gerçekleştiriyoruz. Kadınlarımızın partinin kuruluşuna destek vermeleri çok önemliydi. Bütün hazırlık sürecinde de, bugün burada da bunu yaşadık. Büyük mutluluk. Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin gençlik alanında büyük çıkışlar yapacağını gördük. Daha ne olsun? Çok mutluyuz bu anlamda. Toplumun tüm ezilen kesimlerini Sosyalist Cumhuriyet Partisine davet ediyoruz.”

BEHZAT CAN / HATAY –SAMANDAĞ: “Bugün yapılan kongre Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir kongre.  Burada Türkiye’nin önündeki sorunları çözecek bir birikimin bir araya geldiğini görüyoruz. Sosyalist Cumhuriyet Partisi çiftçiye hak ettiği değeri verecek, üretime önem verecektir.”

MEHMET AKİF ŞENOĞLU / TEKİRDAĞ: “Sosyalist Cumhuriyet Partisi üç günlük süreçte Türkiye’nin sorunlarını ve bugünkü acil ihtiyaçlarını konuştu. Zaten uzun süredir bunları konuşarak, tartışarak bugüne gelindi. Bugün Türkiye’nin önündeki sorunlara mevcut iktidarın ve muhalefetin, sistem içi partilerin derman olamayacağını görüyoruz. Bir araya gelen insanların geçmişten gelen önemli devrimci birikimleri var.”  

ŞÜKRÜ ALKAN / FELSEFECİ, YAZAR: MDD Hareketinin partileşme sürecinde önemli adımlar atıldığını gördük ve bu beni çok mutlu etti. Sosyalist Cumhuriyet Partisi beni çok mutlu etti. Kalbim tak tak tak diye attı. Başarılar diliyorum, saygılar sunuyorum.

TAYLAN ÖZDEMİR-MERSİN: “Tartışarak son şeklini verdiğimiz 105 maddelik Program, 7 yaşından 70 yaşına kadar toplumun tüm kesimlerinin sorunlarına çözüm önerileri içeriyor. Özellikle gençliğin sorunları ile ilgili programda detaylı çözüm önerileri yer alıyor. Gençlerin artık beyin göçü nedeniyle yurtdışına çıkmasını gerektiren değil Türkiye için canını dişine takarak çalışacağı bir program oluşturuldu. Gençlerin artık bir partisi var. Ülkemizi bir vücut olarak düşünürsek gençlik bu vücudun kanıdır, canıdır. Türkiye’de gençliğin sorunlarının çözümü Sosyalist Cumhuriyet Partisinde, tüm gençliği partimize davet ediyoruz.”

YENİ PARTİNİN YÖNETİCİLERİ

Sosyalist Cumhuriyet Partisi’nin 3 gün süren kuruluş toplantısında kurucuların tamamının önergesiyle Genel Başkan olarak Mehmet Bedri Gültekin belirlendi.

Partinin Genel Sekreteri ise, 68 kuşağının önemli liderlerinden Kamil Dede oldu.

Genel sayman olarak tanınmış Avukat Önder Kırmızıtaş’ın belirlendiği toplantıda, Gülgün Feyman Budak, Hıdır Hokka, Esin Ergenç ve Osman Aydın Şahin Genel Başkan Yardımcıları, Yılmaz Ersezer, Mehmet Akkaya, İsmail Durna ve Murat Soycan Başkanlık Kurulu Üyesi olarak belirlendiler.

Genel Merkez yöneticilerinin de içinde olduğu 40 kişilik Merkez Karar Kurulunda da (MKK) çarpıcı isimler vardı: Alfabetik sırayla MKK üyeleri şöyle;

Ahmet Akkaş, Alev Aksu, Ali Çataltepe, Ali Ömer Şahin, Behzet Can, Cemal Topaloğlu, Erol Baykan, Esin Ergenç, Fatih Veli Ölmez, Gazi Ateş, Gökhan Onater, Güçlü Pilaslı, Gülabi Demir, Gülgün Feyman Budak, Gürbüz Çuhadar, Gürsel Güzel, Hacer Nursel Durgun, Hasan Bulut, Hasan Toprak, Hasan Kayaş, Haydar Ali Keskin, Hıdır Hokka, İsa Çakan, İsmail Altuntaş, İsmail Durna, İsmet Arslan, Kamil Dede, Mehmet Akkaya, Mehmet Akif Şenoğlu, Mehmet Can Akyıldız, Murat Soycan, Nihat Uzun, Olgun Özden, Osman Aydın Şahin, Önder Kırmızıtaş, Serkan Necati Nogay, Şahin Cengiz, Taylan Özdemir, Yılmaz Ersezer, Yusuf Çelik.

Kurucuların kimlikleri ile program ve tüzükleri ile iddialı bir çıkış yapan Sosyalist Cumhuriyet Partisi’ni yakından izlenmek gerek. Haberciler için epey kaynak, sorunları olan toplum kesimler için hareketli günler görünüyor.