Aydınlık’tan yazarlarına görülmemiş sansür

Aydınlık’tan yazarlarına görülmemiş sansür
Aydınlık Gazetesi uzun yıllar gazetenin Emek sayfasına köşe yazıları yazan Yıldırım Koç ve Esin Ergenç’in isimlerini ve yazılarını eski yazarlar kısmından çıkarırken, Mehmet Akkaya’nın yazılarına da erişim engeli getirdi.

“Basının özgür yayını” olarak bilinen Aydınlık’ın, geçtiğimiz günlerde üç önemli yazarına uyguladığı sansür, sadece şaşırtıcı değildi, eşine rastlanmayan gariplikti, akıllara durgunluk verecek düzeydeydi.

Aydınlık’ın “Emek” sayfasında köşe yazarlığı yapan Yıldırım Koç, Mehmet Akkaya ve Esin Ergenç, bu yılın başında gazetedeki yazılarına son verdiler. Ne olduysa ondan sonra oldu.

O günden sonra gazetenin internet sitesi, yazarlara üst üste sansürler başlattı.

Önce yazarların internet sitesindeki yazılarına erişim engellendi.

Yazarların resimleri, isimleri duruyordu. Yazılarının ilk birkaç satırı da görünüyordu. Ama sadece o kadardı. Yazıların bütününe erişim, artık engellenmişti.

Engellenen, belirli bir yazı, birkaç yazı, ya da son günlerin yazıları değildi. Aydınlık’ın yeniden günlük gazete olarak yayına başladığı 1 Mart 2011 tarihinden beri, 10 yıl boyunca yazdıkları bütün yazılar karartılmış, okuyucunun erişimine kapatılmıştı.

İlk günden beri haftada 3 gün köşe yazısı yazan Yıldırım Koç’un yaklaşık 1.500 yazısı,

Haftada ortalama 2 gün köşe yazısı yazan Mehmet Akkaya’nın yaklaşık 1.000 yazısı,

Haftada 1 gün köşe yazısı yazan Esin Ergenç’in yaklaşık 500 yazısı erişime kapatılmıştı.

Merak ettik, inceledik, “gazeteden ayrılan her yazara mı bu muamele yapılıyor” diye;

Vefat etmiş eski yazarların yazıları duruyor.

Gazeteden kendi arzusu ile ayrılmış olanların yazıları da duruyor.

Hatta gazeteden gerilimli bir şekilde ayrılanların yazıları da duruyor.

Vatan Partisi üyeliğinden disiplin kurulu kararı ile çıkarılmış olanların yazıları da duruyor.

Bütün bu eski yazarların yazılarına internet sitesinden ulaşabilir, okuyabilirsiniz.

Öyle de olması lazımdır zaten. Doğrusu budur.

Aydınlık’ın şanı da bu idi zaten.

İŞÇİ-SENDİKA YAZARLARINA SANSÜR

Ama konu işçi-sendika yazarlarına, “Emek” sayfası yazarlarına gelince sansür tırpanı sallanmış.

Sansürlenen sadece belirli bir yazı, ya da birkaç yazı da değildi. 10 yıl boyunca yazılanların tamamı karartılmıştı.

İnternet sitesinin ve gazetenin yöneticileri, “neden ulaşılamıyor” sorularına ilk günlerde “internet sitesinde arıza var, düzeltmeye çalışıyoruz” cevabını vermiş, geçiştirmişlerdi.

Oysa sansürün başladığı Nisan ayından bu yana aylar geçmişti. Artık “arıza var” da denemezdi. Önlerine bakıyorlar şimdi.

AYDINLIK HAFIZASINI SİLDİ

Yıldırım Koç, işçi sınıfına, sendikal harekete dair yayınlanmış 53 kitabı olan önemli bir yazardı. 50 yıla yakın süredir sendikalarda uzmanlık ve eğiticilik yapmıştı. Türk-İş’in Genel Başkan Danışmanlığını, Yol-İş’in Eğitim Dairesi Başkanlığını yapmıştı. Ayrılıncaya kadar Vatan Partisi’nde Genel Başkan Yardımcısı ve İşçi-Sendika Bürosu Başkanlığı yapmıştı.

Mehmet Akkaya, 1990 sonrası sınıfsal sorunları ve dinamikleri en canlı yaşayan tanıklardandı. Kördüğüm olmuş çok sayıda mücadelenin düze çıkmasında katkıları olmuştu. İşçi Partisi’nde İşçi-Sendika Bürosu Başkanlığı, Vatan Partisi’nde İşçi-Sendika Bürosu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştu.

Esin Ergenç, 1990’lardan beri Aydınlık Grubunun yayınlarında ve Ulusal Kanal’da “Emek” sayfası ve işçi-sendika servisinde sorumluluklar almış önemli tecrübe idi.

Bu üç köşe yazarının yazıları işçi hareketine pencereler açan, ışık tutan düzeydeydi. Sendikacıların ve işçi önderlerinin dikkatle izlediği yazılardı, zaman zaman sendikaları ve işçi sınıfını badirelerden kurtaran önemli müdahalelerdi.

Yazarlar, aynı zamanda üyesi bulundukları Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve Vatan Partisi’nin deneylerini ve sınıfsal birikimini de yansıtıyorlardı yazılarına.

Buna göre Aydınlık yöneticilerinin sansürü, sadece yazarların şahsına olmamıştı. Sosyalist Parti-İşçi Partisi-Vatan Partisi sürecindeki sınıfsal birikimi de sansürlemiş oldular.

Bu akıldışı sansür için şu sorular akla geliyor;

Bugüne kadar hiçbir yazarını sansürlemeyen “basının en özgürlükçü gazetesi”, neden “Emek” yazarlarının tarihteki bütün yazılarını karattı?

Sahi, 10 yıllık yazıları sansürlemek de neyin nesi?

10 yıllık tarihi karatmak ne kadar akıl işidir?

Aydınlık’ın kendi tabanına, sendikal harekete ve işçi sınıfına garezi neden?

10 yıllık sınıfsal hafızayı silmenin, yaratılan bunca birikimi tabandan, işçi sınıfından ve sendikal hareketten esirgemenin nasıl bir izahı olabilir?

İşçi sınıfına ve işçi hareketine verdiği önemin her zaman takdir gördüğü Aydınlık’ın, sınıfsal çizgisinde ciddi sorunlar mı başladı?

SANSÜRDE YENİ KATMER

Ne yazık ki Aydınlık bu kadarla da yetinmedi.

Yıldırım Koç, Mehmet Akkaya ve Esin Ergenç’in yazılarını karartmakla, erişime engellemekle de yetinmedi.

Yıldırım Koç’un ve Esin Ergenç’in bugüne kadarki bütün yazılarını da sildi.

Bu yazarların fotoğraflarını sildi.

Hatta isimlerini dahi sildi.

Aydınlık’ın internet sitesinde “Yazarlar” bölümüne, bu bölümün “Gazete Yazarı”, “Eski Yazar” ve “Site Yazarı” bölümlerine bakanlar, vefat etmiş yazarları, şu ya da bu şekilde ayrılmış yazarları da görebiliyorken, bir süredir bu iki yazarı göremiyorlar. Yazar arşivinde ne Yıldırım Koç var, ne de Esin Ergenç artık.

Aydınlık’ın tarihinde bu isimli yazarlar olmamış sanki.

Amerikan emperyalizmiyle, Amerikancı darbelerle, komplolarla, tertiplerle, kontrgerilla ile çarpışarak bugünlere gelen Aydınlık’ın, böylesi küçük bir davranışa yönelmesine akıl sır ermiyor.

Umalım ki Aydınlık’a yakışmayan bu vahim hata, sınıfsal çizgide başka kalıcı zaafları da beraberinde getirmez.

*****

SANSÜRLENEN YAZARLARI TANIYALIM

Yazıları sansürlenen, hatta kimlikleri arşivden bile silinen bu yazarları biraz tanıyalım.

Sonrasında takdir sizlerin…

YILDIRIM KOÇ KİMDİR?

1951’de Samsun’da doğdu. 1973’de ODTÜ İdari İlimler Fakültesi Ekonomi ve İstatistik Bölümü mezunu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde sosyal politika dalında yüksek lisans sahibi.

Üniversite yıllarında siyasi mücadeleye katıldı.

Fikirleri ve uğraşılarından ötürü 12 Mart darbecileri tutukladı, 45 gün gözaltında kaldı.

1972’de Ankara’da inşaat işçilerinin sendikada örgütleme çalışmalarına katıldı.

1974’de Tüm İktisatçılar Birliği’nin (TİB) kurucu ve yöneticileri arasındaydı; TİB aylık bülteninin sorumlu yazı işleri müdürlüğünü yaptı; TİB’in 1975-1977 arası yazarı belirtilmeden yayımlanan kitap ve broşürlerinin çoğunu yazdı.

1975-1978 dönemi DİSK Maden-İş, Yeraltı Maden-İş ve Tek Eğitim Büro-İş sendikalarında toplu sözleşme ve eğitim uzmanı idi.

Devrimci Metal-İş Sendikası’nda Ankara şube başkanlığı yaptı.

Tek Eğitim Büro-İş’in yazarı belirtilmeden yayımlanan beş broşürünün yazarı idi.

1977-1978 yılları Devrimci Yol Dergisi yazı kurulu üyesiydi; dergide çeşitli makaleleri yayımlandı.

1979-1980 yıllarında Türkiye Elektrik Kurumu’nda uzman olarak çalıştı.

Bu ara Birlik Yayıncılık şirketini kurdu, kitap ve broşürler yayımladı.

1980-1983 dönemi ODTÜ İşletmecilik Bölümü’nde öğretim asistanı idi, ücret ve personel yönetimi dersleri verdi. ODTÜ Gelişme Dergisi’nde yazıları yayımlandı.

Bu dönemde Türkiye’deki en önemli ilerici süreli yayını olan Bilim ve Sanat Dergisi’nde makaleler yazdı.

12 Mart’tan sonra 12 Eylül darbecilerinden de darbe yedi. 1983’de Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1402 sayılı Yasa uyarınca ODTÜ’den çıkardı; tutuklandı ve askeri mahkemede yargılandı.

1983-84 yıllarında Mamak Askeri Tutukevi’nde birbuçuk yıl kaldı. 1990’da Türk Ceza Kanunu’nun 1991’de kaldırılan 141. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Cezanın kalan kısmını 1990-91 yılları Haymana Cezaevi’nde tamamladı.

1985’de 11.Tez Kitap Dizisi’nin yayımlanmasında danışma kurulu üyeliği yaptı, bu dergide yazıları yayımlandı.

1980’li yılların ikinci yarısında Saçak, Zemin, Gün, Demokrat Ekonomist gibi dergilerde makaleler yazdı.

1991’de Sosyalist Birlik Partisi’ne üye oldu. SBP’nin Birleşik Sosyalist Parti’ye ve onun da Özgürlük ve Dayanışma Partisi’ne dönüşüm sürecinde, BSP ve ÖDP üyeliğini sürdürdü. ÖDP’de 1990’lı yılların sonlarında üyeliklerin yenilenmesi sırasında üyelikten ayrıldı.

1993’de yayına başlayan (Yeni) Marksizm ve Gelecek Dergisi’nin yazı kurulu üyesiydi.

1993 yılında Aydınlık Gazetesi’nde, ardından Aydınlık Dergisi’nde köşe yazısı yazmaya başladı.

Bu dönemde Mülkiyeliler Birliği Dergisi yazı kurulu üyesiydi, dergide çok sayıda makalesi yayımlandı.

Ayrıca Söz Gazetesi ve çeşitli diğer dergilerde makaleleri çıktı.

1985-2008 dönemi 23 yıl Türkiye Yol-İş Sendikası Eğitim Dairesi Başkanlığı görevini üstlendi.

1993- 2003 dönemi 11 yıl Türk-İş genel başkan danışmanı olarak çalıştı.

Türk-İş’in Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ile ilişkilerinden sorumlu oldu.

Bu 11 yıllık süre boyunca ILO Uluslararası Çalışma Konferanslarında Standartların Uygulanması Komitesi’nde Türkiye işçilerini temsil etti; ETUC Yönetim Kurulu yedek üyeliği yaptı.

Türk-İş’teki görevinden 2003 yılı Eylül ayında istifa ederek ayrıldı. Bu yıllarda Türk-İş ve Yol-İş Dergilerinde ve birçok işçi ve kamu çalışanı sendikasının yayın organında makaleleri yayımlandı.

1998’den beri ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde İktisat Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak işçi-işveren ilişkileri tarihi ve günümüzde işçi-işveren ilişkileri dersleri veriyor.

1993 yılından 2021 yılına kadar 28 yıl kesintisiz olarak Aydınlık Dergisi ve Gazetesi’nde “Sınıf Gözlüğü” köşesini yazdı.

Uzun yıllar Teori Dergisi’nin yazı kurulu üyesi idi.

Ulusal Kanal’da “Sınıf Gözüyle” adıyla programlar yaptı.

2013 yılında İşçi Partisi’ne üye oldu. Önce İşçi Partisi’nde, sonra da Vatan Partisi’nde Merkez Karar Kurulu Üyeliği, Genel Başkan Yardımcılığı, Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği ve Merkez İşçi-Sendika Bürosu Başkanlığı görevlerini yürüttü.

2021 yılı Ocak ayında Vatan Partisi, Aydınlık Gazetesi, Teori Dergisi’ndeki görevlerinden ayrıldı.

2021 yılı Mart ayında Tekgıda-İş sendikal camiada bir ilk olan Sendika Akademisi’ni kurdu. Yıldırım Koç da Akademinin başkanı olarak görev aldı.

Haber 2021 internet sitesinin düzenli köşe yazarları arasında yer aldı.

İsimsiz yayınlanmış sayısız broşürüne ek olarak, kendi adıyla yayınlanmış 53 kitabı bulunmaktadır.

MEHMET AKKAYA KİMDİR?

1960’da Zara’da (Sivas) doğdu.

Divriği demir madeni işçisi olan babasının işi dolayısıyla çocukluğu ve gençliği Divriği’de geçti. Divriği Nuri Demirağ Endüstri Meslek Lisesi mezunudur.

1975’de bilimsel sosyalizmle tanıştı, Halkın Sesi dergisi saflarında gençlik mücadelesinde yer aldı.

1976’da Divriği maden işçilerinin grevine destek çalışması, işçi sınıfı ile ilk teması idi.

1984’de Ankara’da metal işkolunda işçiliğe başladı. Çeşitli atölye ve fabrikalarda, sendikalaşma çabalarının içinde oldu, önderlik etmeye çalıştı.

1991’de Alman KSB fabrikasında Otomobil-İş sendikasını örgütlerken toplu kıyıma uğrayanlar arasındaydı. 24 günlük direnişin örgütlenmesinde görevler aldı.

1991’de Ankara Büyükşehir Belediyesine işçi olarak başladı.

Büyükşehir belediyesi işçilerinin sendikal mücadelesinde, toplu sözleşme süreçlerinde yer aldı.

Belediye-İş ve Genel-İş sendikalarında yönetici görevlerde bulundu.

1994 sonrası Melih Gökçek’in Belediye işçilerine zulmüne karşı mücadelenin örgütlenmesinde görevler yaptı.

İşçi Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı.

1991 ve sonrası, Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve Vatan Partisi’nde çeşitli kademelerde görevler yaptı.

1996’de İşçi Partisi’nin verdiği görev gereği ASKİ’deki işçiliğine son verdi, profesyonel olarak partide görevler aldı.

1999 ve sonrasında işçi sınıfının mücadelesinde görevler yaptı.

Özelleştirmeye karşı mücadelenin yükseltilmesine katkılarda bulundu.

Çorum Toprak Sanayi işçilerinin mücadelesinde 3 ay işçilerle birlikte çalıştı.

Antalya tekstil işçilerinin sendikalaşma mücadelesinde 25 gün işçilerle birlikte çalıştı.

Çayırhan Termik Santrali’nin özelleştirilmesine karşı 1,5 yıla yayılan dönem boyunca Çayırhan, Beypazarı ve Nallıhan halkının ve işçilerin mücadelesini örgütlemede görevler yaptı.

 TEKEL’in Sigara Fabrikalarının özelleştirilmesi girişimine karşı Adana’da 3 ay, Malatya’da 15 gün TEKEL işçilerinin mücadelesine katkıda bulundu.

TELEKOM grevi sırasında, TELEKOM işvereni ile işbirliği yapan FETÖ’nün ve Doğan Holding yayın organlarının oluşturduğu dev bloğa karşı, grev deneyi olmayan işçilerin grevinin etkili olabilmesinde katkıları oldu. T. Haber-İş Sendikası ile birlikte Sincan, Ankara Telekom Başmüdürlüğü, Kırıkkale, Konya ve Kayseri’den başlayan büyük hareketlenmede yer aldı.

TÜPRAŞ ve ERDEMİR işçilerinin özelleştirmeye karşı mücadelelerine katkılar yaptı.

Kocaeli SEKA işçilerinin özelleştirmeye karşı direnişinde 15 gün işçilerle birlikte çabalar yürüttü.

Seydişehir Alüminyum Fabrikasının satılması sırasında 3 ay Seydişehir’deydi. 45 bin nüfuslu Seydişehir halkının işçilerle kenetlenmesine katkıları oldu. İşçiyi esnafı, sanayici ve tüccarı, ziraatçıyı şehir meclisinde birleştiren, şehir meclisinin 45 bin Seydişehirliyi ayağa kaldıran destansı direnişlerinde katkıları oldu.

2005 yılında Ereğli, Bor ve Ilgın Şeker Fabrikalarının satılmak istenmesine karşı Şeker-İş Sendikasının ve Şeker işçilerinin ayağa kalkmasında katkıları oldu.

Şeker İş Bor Şubesi ile birlikte Bor’da 600 kişinin katıldığı Şeker Kurultayının düzenlenmesinde katkıları oldu.

15 merkezde Şeker-İş Sendikasının düzenlediği mitinglerin başarısına destek oldu. Ankara, Kastamonu, Ereğli, Bor, Erzincan, Erzurum, Kars ve Ağrı Şeker işçilerinin mitinglerinde bulundu.

2009 yılında Ankara’daki 72 günlük Tekel direnişinde yer aldı.

Yatağan kömür madeni ve termik santrali işçilerinin Kemerköy ve Yeniköy işçileri ile birlikte özelleştirmeye karşı mücadelesinde katkıları oldu.

ÇATES (Zonguldak) Termik Santralinin satılmasına karşı 3 ay Zonguldak bölgesinde işçilere destek oldu.

2005 ve 2006 yıllarında, 25’i aşkın merkezde İşçi Partisi’nin ve Ulusal Kanal’ın düzenleyicileri arasında olduğu özelleştirmeye karşı “İş-Ekmek-Vatan Kurultaylarında” görevler yaptı. Kurultaylara yüzlerce sendikacı, binlerce işçi ve yerel halk önderi katıldı.

2007-2009 arasında, İşçi Partisi’nin 25’i aşkın merkezde yaptığı “Krize Çözüm Kurultaylarının” düzenlenmesinde görevler yaptı.

2009 yılında, sınır bölgesindeki mayınların İsrail tarafından temizletilmek ve temizletilen arazinin İsrail’in kullanımına verilmek istenmesine karşı, “Mayınlı arazileri Türk devleti temizlesin, temizlenen araziler topraksız köylüye verilsin” talebi ile Suriye sınırındaki Urfa’nın Akçakale ilçesinde, 12 köy muhtarının ve yüzlerce köylünün katılımı ile “Toprak ve Tarım Kurultayı”nın düzenlenmesinde görevler yaptı.

2018-2020 yılları arasında İstanbul’da,

Bütün emekli örgütlerinin katıldığı “1. Emekliler Kurultayı”,

Çok sayıda sendikacının ve işçi önderinin katıldığı “Taşeron İşçiliği Büyük Kurultayı”,

Çok sayıda sendikacı ve işçi önderinin katıldığı “Ekonomik Kriz, İşçi Sınıfının Sorunları ve Çözümler Kurultayı” ve

“8 Mart Kadın İşçiler Çalıştayı”nın düzenlenmesinde görevler yaptı.

Anadolu’da 25 merkezde yapılan özelleştirmeye karşı “İş-Ekmek-Vatan” kurultaylarına, 25’i aşkın merkezde yapılan “Krize Çözüm Kurultaylarına” ve İstanbul’da yapılan kurultaylara, yüzlerce sendikacı, binlerce işçi önderi katıldı.

Mehmet Akkaya, 2007-2013 arasında İşçi Partisi İşçi-Sendika Merkez Bürosu Başkanlığı görevini yürüttü.

1994 yılı sonrası Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve Vatan Partisi listelerinden, Haymana, Sincan, Keçiören ve Pendik Belediye Başkan adaylığı görevlerini yaptı. Ankara, Konya ve Kocaeli’de milletvekili adayı oldu.

2012 yılında, Cumhuriyet Güçbirliği listelerinden Zonguldak Bağımsız Milletvekili adaylığı görevini yaptı.

2000’e Doğru, Saçak ve Teori dergilerinde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.

Bir dönem Teori Dergisi Yazı Kurulu içinde de yer alan Akkaya, Aydınlık Gazetesinin 2011 yılında yeniden günlük gazete olarak yayınlanması ile Mart 2011 tarihinden, 26 Şubat 2021 tarihine kadar gazetenin “Emek” sayfasında köşe yazarlığı yaptı.

1.000’e yakın makalesi, yayınlanmış 2 kitabı bulunmaktadır.

2021 yılı Mart ayında Aydınlık Gazetesindeki yazarlığından ve Vatan Partisi üyeliğinden ayrıldığında, Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi, Merkez İşçi-Sendika Bürosu Başkan Yardımcısı, İstanbul İl Yöneticisi ve İstanbul İşçi-Sendika Bürosu Başkanı idi.

Vatan Partisi’nden ayrıldıktan sonra Milli Demokratik Devrim Hareketi’ne katıldı.

Halen Haber 2021 sitesinde ve 1923 Haber sitelerinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

ESİN ERGENÇ KİMDİR?

Aydınlıkçı bir babanın kızı olarak aynı ortamı soluyarak büyüdü.

1990’lardan sonra her dönem Aydınlık grubunun yayın organlarında görev aldı.

1998 ve sonrasında haftalık Aydınlık dergisinin “Emek” sayfasının sorumlusuydu.

2011 yılında Aydınlık yeniden günlük gazete olarak çıkmaya başladığında, gazetenin “Emek” sayfasının sorumlusu yine Esin Ergenç idi.

Günlük Aydınlık döneminde Esin aynı zamanda Emek sayfasının köşe yazarlarından biri idi.

Aydınlık gazetesindeki görevi, 2016 yılında Tekgıda-İş Sendikası’nın Eğitim Müdürü olarak sendikada göreve başlamasına dek sürdü.

Esin Ergenç, 2000 yılında yayına başlayan Ulusal Kanal’ın kuruluşunda da yer aldı. Kanal’ın haber müdürlüğü, İşçi-Sendika servisinin sorumluluğu görevlerini yaptı.

Ulusal Kanal’da “Emek Dünyası” programının 15 yıl yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. Yüzlerce sendikacı ve işçi önderini Ulusal Kanal ile buluşturdu, sayısız işçi mücadelesinde işçinin sesi oldu.

 Esin Ergenç, İşçi Partisi ve Vatan Partisi’nde milletvekili adaylığı, Merkez Karar Kurulu üyeliği, Merkez İşçi-Sendika Bürosu Üyeliği ve İstanbul İl Yöneticiliği görevlerinde bulundu.

2021 yılı Ocak Ayında Vatan Partisi, Aydınlık gazetesi ve Ulusal Kanal’daki görevlerinden ayrılarak Milli Demokratik Devrim Hareketi’nin kurucularından olan Ergenç, Hareketin İşçi-Sendika Bürosu yöneticilerindendir.

Halen Tekgıda-İş Sendikası Eğitim Müdürlüğü görevini yürüten Ergenç, bir çocuk annesidir.