'Şükrü Saraçoğlu' ismi değiştiriliyor: 'Fenerbahçe Atatürk Stadyumu'

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
'Şükrü Saraçoğlu' ismi değiştiriliyor: 'Fenerbahçe Atatürk Stadyumu'
Abone ol
Fenerbahçe stadının isminin değiştirilmesi hakkında tarihçi Tolga Gerger Haber2021'e konuştu.
Haber-Mert Gezici

1907 Fenerbahçe Derneği’nin otuzuncu kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte önemli açıklamalar yapıldı. Dernek başkanı Rıfak Perehya tarafından yapılan konuşmada Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın isminin değiştirilmesi teklif edildi. Stadın adının Fenerbahçe Atatürk Stadı olarak değiştirilmesi teklifi büyük coşkuyla karşılandı. Kulübün resmi internet sitesinden Başkan Ali Koç’un konuyla ilgili açııklamalarına yer verildi:

“1907 Fenerbahçe Derneği, 30. yılında başkanı vesilesiyle önemli bir noktaya değindi.
Bu konu aslında birkaç yıldır Yüksek Divan Kurulu’nda gündeme getirilir.
 

Takibinde bununla ilgili Kongre Üyelerimizden mektuplar da almaya başladık.
 
Stat ismi nasıl değişir? Mevzuata göre stat ismi Yönetim Kurulunun bir karar almasıyla değişir.
 
Bunun bir camia arzusu olarak gerçekleşmesi bence her şeyden önemlidir.
 
Bu arzu ve isteği Saracoğlu ve Ülker aileleriyle de görüşüp 100. yılımız tamamlanmadan, 29 Ekim 2023 yılında gerçekleştirebilmek için değerlendireceğiz.
 
Bu akşam itibarıyla 100. yılımızın en önemli vazifesi olarak bunu not edelim.”

Kaynak: https://www.fenerbahce.org/haberler/dernekler/2022/11/baskanimiz-ali-y-koc-1907-fenerbahce-dernegi-nin-30-yil-etkinliginde-aciklamalarda-bulundu

Rıfat Perehya’nın Şükrü Saraçoğlu ismine karşı geçmiş yıllardan karşı olduğu ve stad isminin değiştirilmesi ile ilgili geçmiş yılarda yaptığı paylaşımlar sosyal medyada gündeme geldi.

 

Konuyla ilgili olarak tarihçi Tolga Gerger’in görüşlerini aldık:

Şükrü Saraçoğlu, İmparatorluğun son dönem insan prototipine sahip bir figür.  İzmir İdadisinde eğitimine başlamıştı. O dönemin sivil kadroları için İttihat ve Terakki içinde. İzmir Valisi Rahmi Bey'in bizzat yanında çalışmıştı. Tabii Şükrü Bey'in eğitim meselesi de söz konusu. Birinci Dünya Savaşı'nın başlarında yine Rahmi Bey 'in de biraz noktada yönlendirmesiyle İsviçre'ye gidiyor. Benim düşünceme göre Şükrü Bey Türkçülüğe dair eğilimleri İsviçre'de kaldığı günlerde daha yoğun bir şekilde gelişti. Çünkü 1915-1919 yılları arasından bahsediyoruz ki Türkiye hakkında ciddi bir algı yönetimi söz konusu. O da Mahmut Esat Bey ile birlikte gerek Lozan'da gerek Cenevre'de kamuoyu faaliyeti yürütüyor. 1919'da işgalinden başlamasıyla maceralı diyebileceğimiz bir yolculukla Mahmut Esat ile birlikte İtalyan denetimindeki Kuşadasına gidiyorlar. Daha çok sahada olmak isteyen biri Milletvekili olarak seçilse de Ankara'ya gidemediğinden hakkı düşüyor ama 10 Temmuz 1923 de tekrarda vekil olduğunu görüyoruz. Mecliste aktif kısa dönem bakanlıkları var fakat bana göre Atatürk  dönemindeki en önemli görevi Maliye Bakanlığı sonrasındaki Osmanlı Borçları Komisyon Başkanlığı. 17 Yıllık bir Fenerbahçe Başkanlığından söz ediyoruz üstelik hem dünya hem Türkiye için kritik bir dönemde maddi anlamda kulübe yasaların kendisine verdiği sınır çerçevesinde  ciddi yardımlarda bulunuyor. Bugünkü stadın yerinin önce kiralanması sonrasında Milli Emlak Genel Müdürlüğünden almış zaten bundan dolayı 22 Temmuz 1998'de Fenerbahçe Yönetim Kurulu kararı stada isim verildi. Dünya spor tarihinden ister istemez bir kıyas yaptığımızda Şükrü Saraçoğlu'nun takımı için yaptığı Liverpool için John Houlding'den bile fazla. Saraçoğlu'nun kulübü kapanmak kurtardığı gibi olaylar var. Hal böyleyken böyle bir figürün onore edilmesi gayet doğal

İlk etapta salt bir şekilde baktığımızda Cumhuriyet'in 100. Yılına istinaden  stad isminin Atatürk Stadı olması anlamlı bir jesttir. Fenerbahçe Atatürk'ün kimliğini  gerek yönetim kurulları ve başkanları bazlı değerlendirdiğimizde hep en önde kabul eden bir camia. Buraya kadar her şey doğru. Aslında  Şükrü Saraçoğlu isminden duyulan rahatsızlığı daha öncesinden belirtenler özellikle açılım süreci gibi bir dönemde olduğunu duymuştum zaten buna yönelik bir araştırma yapılsa kimin ne dediği ortaya çıkacaktır. Rıfat Bey'in twitter üzerindeki ifadelerini talihsiz buldum. Elbette kendisinin yürekten kulube bağlı olduğunu düşünüyorum fakat bu tarz söylemler oldukça yanlış. Tarihi rövanşist bir algıyla değerlendirirsek geleceğe bakamayız. İsim değişikliği sonrasında yine belli bir kesimden (ki bunların Fenerbahçe ile bildiğim kadarıyla taraftar ya da yönetim anlamıyla bir bağı yok) birileri işi Struma'ya kadar bağladılar. Hiçbir şekilde alakası olmayan konular. Yıllardır iki ifade Şükrü Saraçoğlu'nun kimliği etrafında döner. Birincisi Şükrü Saraçoğlu'nun Nazizme meyilli olduğu. Bugün gerek Cumhurbaşkanlığı Arşivi gerekse Foreign Office kayıtları incelendiğinde bunun olmadığı aksine ülkesini savaştan uzak tutmaya çalışan bir siyasetçiyi görüyoruz. Bu tarz eğilimi kuşkusuz o dönemde olanlar var misal Hüsrev Gerede misal Yunus Nadi. Ki bunları teyit edebiliyoruz da. Savaştan Türkiye'yi kurtarmak için İsmet İnönü dahil olmak üzere herkes canhıraş şekilde mücadele edilen bir dönem. Şevket Süreyya'nın İkinci Adam eserinin ilk cildini lütfen bu simalar okusun. Mümtaz Ökmen gibi devlet görevlileri orduyu nasıl besleyeceğiz derken intihar etme noktasına geliyor. Şükrü Saraçoğlu'nun kimliği etrafında dönen ikinci mevzu ise hiç kuşkusuz Varlık Vergisi konusu. Varlık Vergisi oldukça uzun bir konu olmakla birlikte savaşın getirdiği ağır yük ve karaborsacılığın cirit attığı kaotik bir dönemde bütün dünyada uygulanan bir yönetmelik. Burada elbette ciddi trajediler de yaşandı. Verginin en büyük hatası bana göre tek seferde alınması ve oranın bazı yüzeysel gözlemlerle belirlenmesidir diyebilirim. Hatır gönül işi elbette de bu süreçte devreye girmiştir. Çok sık bu örneği vermekteyiz örneğin Bensiyon Garin sırf mütevazı hayat yaşıyor diye 90.000 lira vergi vermiştir. Hem Müslüman zenginlerden hem de gayrimüslim zenginlerden alınan bir vergi var. Çalışma kampı konusundaki Müslüman Gayrimüslim ayrımı için Şükrü Saraçoğlu değil Faik Ökte gibi figürlerinde süreç içindeki etkisini bilmek gerekiyor. Bunlar popüler kültürde ısrarla işlenirken neden Türkiye'nin birçok bürokratının  konsantrasyon kampından Yahudileri kurtarması veya Nazi zülmunden profesörleri kurtararak bu ülke getirmesi konuşulmaz doğrusu bunu anlamak mümkün değil. Holokost araştırmalarında bile  Türkiye'nin kotalar konusunda oldukça fedakarca işler yapmak istediği neden hiç görülmez. Bugün stad ismindeki değişiklik önerisini Şükrü Saraçoğlu'nu nefret dalgasına dönüştürmek ve az evvel belirttiğim gibi rövanş tutkusuna işi götürmek ne kadar doğrudur.

İsim değişikliği konusunda Sayın Ali Y. Koç ve değerli yönetim kurulu üyeleri yetki sahibi. Stadın ismi bu tartışma sonrasında  Atatürk olabilir ki böyle bir durumda taraftar ya da bizler bunu saygıyla kabul ederiz. Fakat belirttiğim gibi bu teklifin geldiği yer ve teklifi destekleyen bazı simaların söylemleri rövanşist bir algıyla bu olaya maalesef bakmaktalar. Cumhuriyet'in yüzüncü yılı maksadıyla bunu görmek üzücü. İsim değişikliği yapılsa bile Şükrü Saraçoğlu isminin bir şekilde yaşatılması gerekiyor.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Merkez Bankası 2023 yılı enflasyon tahminini açıkladıÖnceki Haber

Merkez Bankası 2023 yılı enflasyon tahmi...

Rusya: Elimizde ABD'nin Ukrayna'da kimyasal provokasyonlara yardım ettiğini kanıtlayan bilgiler varSonraki Haber

Rusya: Elimizde ABD'nin Ukrayna'da kimya...

Yorum Yazın