Bülent ESİNOĞLU

Bülent ESİNOĞLU

Mail: [email protected]

Ukrayna’ya Tayvan eklenirse dünya nereye gider?

Ukrayna’ya Tayvan eklenirse dünya nereye gider?

Ukrayna krizinin NATO ve Rusya krizi olduğunu söylemeye gerek yok.

NATO ve Amerika adına savaşan Ukrayna devleti devlet olma hasletini yitirdi. Sadece Batı Kolektifi adına savaşan bir mafya konumuna düştü.

Ukrayna sorunundan çıkarılabilecek şu sonuçlar vardır.

-Avrupa Birliğinin dağılacağı çok net bir şekilde görülmüştür.

- Enerjisi olmayan bir Avrupa ülkelerinin çıkarlarının çatışacağı zaten bilinenlerdendi.

- Ukrayna yenilgisi, Amerika’nın neoliberal zorbalığına büyük bir darbe vurdu.

-NATO’nun Rusya ile savaşamayacağı ortaya çıktı.

-Amerika ile Avrupa’nın çıkarlarının oligarklar hariç, örtüşmediği görüldü.

-Çin’in hiçbir şartta Amerika’nın yanında durmayacağı görüldü.

-Asya Birliğinin daha adil ve insancıl olduğu anlaşıldı.

Tayvan meselesi Ukrayna meselesine eklenirse, ne olur konusuna girmeden önce, Tayvan konusunun sadece Tayvan olmadığını bilmek gerekir.

Amerikan devleti, sayısız üsleriyle, Çin’i zaten kuşatma altında tutuyordu. Çin kendi ülkesinin etrafının Amerikan üsleri ile dolu olmasından çok rahatsızdı.

Çin ve Rusya’nın, Kuzey Kore’ye verdiği destek, başlı başına dünya dengelerini değiştirmeye aday olarak zaten bir köşede duruyordu.

Tayvan meselesinde, Amerika’nın külliyetli miktarda, Tayvan’a silah göndermesi elbette çok önemliydi.

Amerika’nın, Tayvan’daki yönetimi Ukrayna’daki yönetim gibi kullanma ihtiyacı, Çin’in sabrını, zorlamaya başladı.

Çin’in, “savaş yapma, ticaret yap” ideolojisi yetersiz kaldı. Çünkü Amerikan emperyalizmi Temel Tehdit olarak Çin’i gözüne kestirmiş ve Tayvan’da, Ukrayna uygulamasını gündeme koymuştu.

Lakin Tayvan’da yapılan ara seçimlerde, Çin yanlılarının çok ezici bir çoğunlukla kazanması, hesapları şimdilik değiştirmiş görünüyor.

Çin’in Suudiler ve İran ile yaptığı YUAN ile alışverişi konusu, Amerika’nın sabrını taşırmış olması gerekir.

Suudileri tam olarak bilmem ama İran meselesi Suudi meselesinden çok daha çetin bir meseledir.

Anlatmaya çalıştığım bu iklim içinde, nasıl bir dünya dengesi oluşur derseniz, Amerika’nın dünya egemenliğindeki zafiyeti, Amerika’dan korkarak kendi ülke çıkarlarını savunmayan liderlere, cesaret verecektir, diye düşünürüm.

Enerji konusunu hayatın ve dünyanın tek konusu olduğunu bilmemiz gerekir. Amerika enerjinin kontrolünü kaybedince, demokrasi yok diye yaptırım uyguladığı Venezuela ile işbirliğine mecbur kaldı.

Venezüella’da rejim değiştirme lider değiştirme işinden vazgeçti. Egemenliğin en keskin kırıldığı noktalardan birisi de Venezüella’dır.

Macron’un Amerika ziyareti ziyadesiyle önemlidir. Çünkü, Avrupa ile Amerika’nın kopuşunun ilk aşaması yaşanmıştır. Almanya zaten kedisinin enerjisiz bırakılmasından çok rahatsızdı.

Brüksel ve Avrupa devletleri çatışması, bir başka deyişle, devletlerin oligarlar tarafından atanmış Brüksel temsilcileriyle, ülke liderlerinin çıkarları çatıştı.

Amerika’nın Çin’e açacağı bir savaşta, Avrupa ülkelerinin kılını kıpırdatmayacağı şimdiden bellidir.

Belli de AB’nin dağılma günü o gündür. Çünkü Amerika Avrupa’nın Asya ile olan ticaretine de karşıdır.

[email protected]

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar