Tütün üretimini destekleme kapsamına alalım

Üreticiler geçen hafta şehrin bütün giriş çıkışlarını kapatarak eylem yapmıştı.

Yetkililer de üretici taleplerinin TBMM’de tekrar görüşüleceğine dair söz vermişlerdi.

Verilen cezaların yürürlük tarihi1 Ocak 2022’ye ertelendi.

Tütün kooperatifleri de, 31 Ekim 2021 tarihine kadar  kongrelerini yapabilecekler.

Tütün üreticisi direndi, bir adım öne geçti.

AKP geri adım attı.

Ne var ki korku dağları aşmış.

Hakkını arayan üreticinin karşısına jandarma ve polis gücüyle çıkıldı.

BASKI VE ZORBALIK RUHLARINA İŞLEMİŞ

Dün sabah saat 5’te evlere baskın yapıldı.

Üreticiler gözaltına alındı.

Baskınların, üreticiler eylem hazırlığı içindeyken yapılması anlamlı.

İktidarın baskı ve sömürü dışında köylüye verebileceği bir şey kalmamış.

Baskı ve zorbalık bunların ruhlarına işlemiş.

TÜTÜNCÜNÜN EKMEĞİYLE OYNAMAYIN

Tütün ekim alanları susuz ve kıraçtır.

Bir başka ürün yetişmez. Yetişse de verim alınmaz.

Üretimi zahmetlidir.

Yoğun emek gerektirir.

Ekilmesi ve dikilmesi, kırılıp dizilmesi, kurutularak saklanması ayrı bir özen gerektirir.

Karadeniz için fındık neyse

Malatya için kayısı neyse,

Aydın için incir neyse,

Adıyaman için de tütün odur.

Gelin tütüncünün ekmeğinden aşından işinden elinizi çekin.

ÜRETİCİ KESİN ÇÖZÜM İSTİYOR

2002 yılında Tekel kapatıldı.

Üretici örgütsüz kaldı.

Kendi üretti kendi sattı.

Sürekli yasaklarla cebelleşti.

Her defasında geçici çözümler üretildi.

Artık üretici kesin çözüm istiyor.

NE ACI DEĞİL Mİ?

1980’lerden önce yabancı tütün ve sigaraların ülke içinde satılması yasaktı. AK parti iktidarında ise Adıyaman’da olduğu gibi Türk tütünün satılması yasaklandı.

En çok tütün sattığımız Amerika’dan en fazla tütün satın alan ülke konumuna geldik.

Gümrük duvarlarını kaldırdılar.

Yabancı tütün ve sigaraya kapıları sonuna kadar açtılar.

İktidarın özelleştirmeyi esas alan politikaları sonucu iç piyasamız yabancı tekellerin hakimiyetine terk edildi.

2002 yılında 405.822 tütüncü ailesi geçimini tütünden sağlarken bugün bu rakam 56 bine gerilemiş bulunuyor. Yine 1990’larda yıllık üretim 250 bin ton iken bugün bu rakam 60 bin tona gerilemiştir. (1)

Görüldüğü gibi 12 Eylül darbesiyle başlayan, AK parti iktidarıyla devam eden neo-liberal sistem tütün ve sigarada da ülkemizi dışa bağımlı hale getirmiştir.

TÜTÜN ÜRETİMİNİ DESTEKLEME KAPSAMINA ALALIM

Yeniden yapılacak düzenlemeyle;

Tütün üretimini destekleme kapsamına alalım.

Tütün tekelini ve sigara fabrikalarını yeniden kuralım ve daha modern işletmeler haline getirelim.

Gümrük duvarlarını yeniden koyalım.

Tütün ve sigarada dışalımı yasaklayalım.

Marlboro başta yabancı sigara tekellerinin egemenliğine son verelim.

(1) Ziraat Odaları Birliği tütün raporu 2016

Yazarın Diğer Yazıları